Barış Bulut

Biraz gerilere gidelim mi? Birazdan biraz fazla aslında. 1500’lerden söz ediyorum.  Hani E-Devlet atalarımızı 1800’lere kadar çıkarıyor ya; Bu öyle değil. Tarihe adını yazdırmak böyle bir şey olmalı bence. Tabi sokağa mikrofon tutsak, Turgut Reis hakkında alacağımız cevaplar en iyi ihtimalle, parayı denkleştirince kaçılan Bodrum’un güzide beldesi olacaktır. Anlatayım o zaman;  

Trablusgarp Fatih’i olarak anılan Turgut Reis, 1485 yılında o dönem Kara toprak, şimdi Turgut Reis olarak bilinen köyde doğmuş, 23 Haziran 1565 yılında Sicilya’nın güneyindeki Malta adasında seksen yıllık hayatına gözlerini yummuştur.  

500 yılda nasıl evrildiysek, şimdi on iki yaşındaki çocuklarımızı tek başına bakkala göndermezken, o dönemde on iki yaşındaki Turgut, mızrak ve ok kullanma konusundaki kabiliyetiyle Osmanlı askerlerinin dikkatini çekerek orduya alınmış.  

 Zamanla denizcilikte gelişme gösterince bir guletin komutasını almış.  

 1520 yılında Barbaros Hayreddin Paşa donanmasına katılmış. Turgut Reis, Barbaros Hayreddin Paşa ile dostluğunu ilerletirken rütbesi de yükselmiş.  

 1538 yılında Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki 122 Kadırga, 366 Top, 3000 Yeniçeri ve 8000 askerlik donanmanın içinde 30 kadırgaya komuta ederek Preveze Deniz savaşına katılmış ve Papalık Deniz Kalyonunu ele geçirerek mürettebatını esir etmiş.  

 1539 yılında Sinan Paşa’nın, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Kızıldeniz Donanma Komutanlığına atanmasıyla Tunus’un Cerbe adasına Vali olarak Sinan Paşa’nın yerine geçmiştir.  

 Star Wars’ın 1977’de ilk çekimlerinin yapıldığı Cerbe adası, çok sayıda turist çeken bir beldedir. (Ortamlarda sadece bu havalı bilgiyi söyleseniz, çok şey bildiğinizi düşündürmeye yetecektir)  

Korsika’nın batı sahillerinde gemilerinin bakımını yapmak için mola verdiği sırada gafil avlanmış; orantısız güç kullanan Cenevizli komutanlar Giannettino Doria, Giorgio Doria ve Gentile Virginio Orsini tarafından üç dört kadırgaya karşı elli civarı kadırga ile karşılaşınca çaresiz kalmış, esir edilmiş.  

 Dört yıl boyunca Ceneviz gemilerinde forza olarak çalışmak zorunda kalmış. Ama Turgut Reis, Akdeniz’i titreten Ustası, Ağabeyi, Komutanı Barbaros Hayreddin Paşa’nın kendisinden vazgeçmeyeceğinden adı kadar emin, umudunu hiç yitirmemiş.  

 Barbaros Hayrettin Paşa seferden sefere koşarken bulduğu her boşlukta Turgut Reis için fidyeler teklif etmiş, haberciler gönderip pazarlıklar yapmışsa da Andrea, TURGUT Reis’i esir etmenin sarhoşluğuyla anlaşmaya yanaşmamış.  

 Kaptan-ı Derya, diplomatik girişimlerden sonuç alamayınca, “Anlaşıldı, sizin anladığınız tek bir dil var, öyle konuşalım o zaman” demiş ve 1544 yılında Cenova bir sabah uyandığında şehre karşı açıkta bekleyen Kanuni Sultan Süleyman’ın, Barbaros Hayrettin Paşa sancağının dalgalandığı yüz kadırgalık bir donanmayla karşılaşmış. En öndeki kadırganın baş kısmında tüm heybetiyle Barbaros Hayrettin Paşa!!  

 Preveze Deniz savaşından nasibini alan ezeli rakibi Ceneviz Donanma Komutanı Andrea Doria  ile bizzat görüşen Barbaros, lafı hiç eğip bükmeden gürlemiş;  “Bak Andrea, şu 3500 düka altını al, konu tartışmaya açık değil, Turgut’umu ver, kıytırık şehrini bana haritadan sildirtme, yoksa seni tarihe öyle bir geçiririm ki, yedi göbek soyun unutamaz” diyerek Andrea’yı ayaküstü ikna edivermiş.  

 Akdeniz’e korku salmış bu iki koca, yorgun deniz aslanının güvertede yaşlı gözlerle bakışarak konuştuklarını ve nasıl kucaklaştıklarını tahmin edebiliyorum. Başlı başına bir film yapılabilirdi.  

 Özgürlüğüne kavuşan Turgut Reis’in dönüşü muhteşem olmuş. Korsika ve Sicilya bölgesindeki Cenova hakimiyetine karşı saldırılara başlamış. Malta’daki Köklü Malta şövalyeleri dahi bu saldırılardan payına düşeni almış.  

 1546 yılında Selefi Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’yı kaybedince, Osmanlı Donanmasının emir komutasını almış.  

 Cenova donanmasının başındaki Andrea Doria 5 Ağustos 1552 tarihindeki Ponza Deniz muharebesi’nde gene yenilmiş.  

 Bu zafer onu zirveye, Akdeniz Beylerbeyi görevine taşımış.  

 1556 yılında Trablus Paşası ilan edilmiş.  

 1565 yılına kadar neredeyse tüm Akdeniz kıyıları Dragut’un gazabından nasibini almış. nasiplenemeyelere de korkusu yetmiş. Dragut güney Avrupa şehirlerinin Turgut Reis’e ejderha anlamına gelen Dragon ve Turgut’un son hecesiyle oluşturarak taktıkları bir lakapmış.  

 Kanuni, 1565 yılında Malta kuşatması için Turgut Reis’e Piyale Paşa birliklerine katılma çağrısı yapınca, yaklaşık 1600 askeriyle sefere katılan Dragut, Malta’da St Elmo kalesi kuşatması sırasında diğer kalelerden açılan top ateşi sonucu ağır yaralanmış, bir hafta sonra da 23 Haziran 1565 günü hayatını kaybetmiş.  

 Naaşı Trablus’a  götürülmüş ve orada toprağa verilmiş.  

 On iki yaşında kılıç kullanan bir çocuğun orduya alınması ve kalan altmış sekiz yıllık ömrünün dört yılını esarette, altmış dört yılını su üzerinde savaşarak geçirmesinin hikayesidir bu.  

 Umarım artık arabanızla on günlük yaz tatili keyfi için, ultra her şey hariç yarım pansiyon bir motele giderken, ‘Turgut Reis’ tabelasını gördüğünüzde gözünüzün önüne Barbaros Hayrettin Paşa’nın TURGUT Reis’i kurtardığı sahne geldiğinde gözleriniz dolmasa da, yanınızdakilere fakir bir entel gideri yapabilirsiniz.  

Barış Bulut

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter